Robert Noyce: Entegre Devrenin Mucidi

Robert Noyce, 20. yüzyılda teknolojinin gelişimi adına atılan adımlar arasında en önemli gelişme olarak kayıtlara geçen, entegre devrenin mucidi, fizikçi, girişimci.

Laptoptan tutun da modern otomobillerdeki ateşleme kontrolü, video kaset kaydedicinin programlanması vb. cihazların birçoğu Robert Noyce’un mucidi olduğu entegre devre sistemine bağlı. Onun hünerleri yalnızca bir mucit olmakla sınırlı değil. Aynı zamanda Robert Noyce Fairchild Semiconductor Corporation ve Intel Corporation’ın kurucu ortakları arasında yer alan başarılı bir girişimci.

Tarih boyunca teknolojiye geliştiren oldukça önemli isimler ile karşılaşıyoruz. Bunların çoğu aslında günümüzde sıklıkla tanınan ve bilinen isimler oluyor. Steve Jobs, Bill Gates ve daha birçok üretici teknolojinin bugünlere ulaşmasını sağlayan kişiler arasında yer alıyor. Ancak, tüm bu yükü tek başlarına sırtladıklarını söylemek pek de doğru olmaz.

Robert Noyce ya da Ralph Baer gibi teknoloji tarihinin biraz daha gözden uzak köşelerinde kalmış insanların emekleri fazlasıyla değerli. Onların geliştirdikleri ve ürettikleri ürünler aslında kullandığımız teknolojik aletlerin temelindeki parçalar oluyor. Bir başka deyişle, eğer onların icatları olmasaydı Bill Gates ya da Steve Jobs’ın da bu teknolojileri geliştirmesi mümkün olmayabilirdi.

Bu nedenle Robert Noyce’un ya da Gordon Moore’un yaptıklarını görmezden gelmek haksızlık olacaktır. Bu insanların icatları günümüz teknolojisinin temel parçalarından yalnızca bazılarıdır. Lafı uzatmadan Robert Noyce’un yaşamına ve entegre devrenin icadına bakalım.

Yaşamı

Robert Noyce 1927 yılında ABD’de dünyaya geliyor. O, rahip Palp Brewster Noyce ve Harriet May’in 4 oğlundan üçüncüsü olarak hayata gözlerini açıyor. Ailesinin mesleğinden de anlaşıldığı üzere, Noyce dindar ve kalabalık bir ailenin içinde yetişiyor.

Robert Noyce hakkında arşivde yer alan bilgiler onun henüz küçük yaşlarda yaratıcı bir ruha sahip olduğunu gösteriyor. Küçük Noyce, 12 yaşındayken bir radyo icat ediyor. Bunun yanı sıra, onun eski bir çamaşır makinesinden aldığı pervane parçasıyla kızağını motorize ettiği bilgisi kayıtlarda yer alıyor. Yani bir şeyler icat etme aşkı Noyce’un çocukluğundan beri mevcut.

Üretken bir ruha sahip olan Noyce’un bir o kadar da haylaz bir çocuk olduğunu söylemek ise hiç abartı olmayacak. Onun bu haylaz yanı ise ergenlik zamanlarda baskın bir hale geliyor. Lise yıllarında fiziğe ve matematiğe karşı ilgisiyle dikkatleri üzerine toplayan genç Noyce, söylentilere göre Grinnel Belediye başkanının çiftliğine girip ona ait bir domuzu kaçırıyor. Bu haber ilk olarak eğitim gördüğü Grinnel Lisesi yönetimine bildiriliyor.

Akabinde haber kısa sürede ailesinin kulağına gidiyor. Okul yönetimi ailesini çağırınca işler biraz karışıyor. Çünkü Iowa eyaletinde bir başkasının mülküne girip evcil hayvan çalmanın ağır yaptırımları bulunuyor.

Bununla beraber, okul yönetimi Noyce’u okuldan atma kararı alıyor. Ancak burada ona daha sonrasında özel olarak da fizik dersleri veren fizik profesörü devreye giriyor.

Öğretmeni, Noyce’un potansiyeli yüksek olan bir öğrenci olmasından dolayı suçunu hafif bir cezayla atlatmasına yardımcı oluyor. Robert Noyce’un ödediği bedel ise bir dönem okuldan uzaklaştırılmak oluyor.

Noyce’un çocukluğundaki mucit ruhu lise yıllarında biraz duraklıyor demek yanlış olmayacaktır. Haylaz yapısının yanında bir o kadar da yetenekli olan bu genç lise hayatını şarkı söyleyerek, enstrüman çalarak ve oyunculuk yaparak geçiriyor. Noyce, takvimler 1945’i gösterdiğinde ise zorlu bir yolculuk ile Grinnell Lisesi’nden başarıyla mezun oluyor.

Lisenin ardından Noyce, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Fizik Bölümü’ne kaydoluyor. Dünyanın en prestijli üniversitelerinden birine girmeye hak kazanan Noyce’un büyük bir insan olacağı bu günlerden belli aslında. Lisansın ardından, yüksek lisans ve doktora yaparak eğitim alanındaki başarılarını taçlandırıyor. Ancak bu başarılar kariyerinin yanında sadece başlangıç olarak kalıyor.

Kariyer

Robert Noyce’un eğitim hayatı 1953 yılında son buluyor. O, ilk olarak Philadephia’da bulunan Philco adlı şirkete araştırma mühendisi olarak göreve başlıyor. 3 yılın ardından ise şirketteki kariyerine son veriyor.

Hocası Grant Gale’den sonra, onun fizik alanında kariyer girişimine katkıda bulunan ikinci kişi William Shockley. Çalışkanlıkları açısından birbirine çok benzer oldukları bilinen bu iki adam birbirinden bir o kadar farklıydı da. Noyce ise bunu çok sonradan anlayacaktı.

Fakat bunun farkına varmadan önce, Shockley’in laboratuvarına katılmak için Pennsylvania’dan ayrılıyor. O, eşi ve iki çocuğuyla ilk uçakla Kaliforniya’ya taşınıyor. Oraya varır varmaz Noyce Shockley’i görmek ve iş konusunda görüşmek için Mountain View’a gidiyor.

İkili anlaşmaya varıyor. Böylelikle Noyce onun araştırma laboratuvarına katılan doktora mezun genç yetenekler arasında yer alıyor. Ancak bir süre sonra o, 7 arkadaşı gibi Shockley’nin katı yönetim tarzından hoşlanmıyor. Böylelikle Noyce’ın adı Hain Sekizli olarak bilinen grup içinde geçiyor.

O ve 7 arkadaşına Hain Sekizli denmesinin nedeni ise kısaca şöyle: Shockley yarı iletken cihazlar geliştirmek ve üretmek amacıyla yeni doktora mezunlarının önlerinin açıyor. Onları işe alıyor ve bir alan sağlıyor.

Ancak bu genç yetenekler arasından sekiz kişi işten ayrılmaya karar veriyorlar. İşte, 8 kişi tarafından yarı yolda bırakıldığını düşünen Shockley kendisine yapılan bu hareketi ihanet olarak yorumluyor. Esasında zorlu çalışma koşullarından sıkılan bu yaratıcı gençlerin önünü açmak için yaptığı bu hareket, teknoloji dünyasının geleceği için oldukça büyük önem teşkil ediyor.

Bu yüzden, Gordon Moore ve Noyce’un içinde yer aldığı grup Hain Sekizli olarak kayıtlara geçiyor. Grupta yer alan diğer isimler ise şöyle: Julius Blank, Victor Grinich, Jean Hoemi, Euqene Kleiner, Jay Last, Sheldon Roberts.

İşte, hain sekizli Shockley’nin yanında ayrıldıktan sonra 1957 yılında Fairchild Semicondutor’ı kuruyorlar. İpin koptuğu noktalardan birisi de aslında bu şirketin kurulması ile başlıyor.

entegre devre Robert Noyce

Entegre Devre

Noyce 1959 yılında yeni bir tür entegre devre icat ediyor: Monolitik Entegre Devre. Aslında onun bu icadından hemen önce Jack Kliby tarafından hibrit devre icat ediliyor. Ancak Jack’inkine kıyasla, Noyce’un buluşu tasarımının silikondan yapılması ve uygulama açısından daha pratik olması nedeniyle daha fazla ilgi görüyor.

Bir radyo kadar basit bir makine için bile, tek tek transistörlerden küçük bir panel elde edene kadar, elle birbirine bağlanması gerekliydi. Bilgisayara söz konusu olduğunda ise onun içindeki teller çok inceydi.

İşte, Noyce bu soruna bir çözüm üretmişti. Ama onu uydurmak başka bir meseleydi. Tek tek transistörleri silikon levhalardan kesmek ve sonra bunları çeşitli serilerde tekrar birbirine bağlamak oldukça ilkeldi. Oysa hepsi telsiz bir silikon parçasına koyulabilirdi. Noyce’un ince düşüncesi önemli gelişimlerin önünü açıyor.

Entegre devre, transistöre dayanıyordu. Fakat entegre devre, transistörün önermediği alanları bile açmıştı. Bu yöntem, minyatür bilgisayarlar yaratmayı, güçlü ENIAC’ın tüm işlevlerini oyun kartı boyutunda bir panele yerleştirmeyi mümkün kılmaktaydı.

Böylelikle, Noyce’un icadı aya yapılan yolculuklardan tutun da robotlara ve elektronik rehberlik danışmanlığı gibi daha önce hiç hayal edilmemiş birçok alana kadar akla gelebilecek her türlü mühendislik alanının önünü açtı.

Intel ve Robert Noyce

1968 yılında Gordon Moore ve Robert Noyce, Fairchild’tan ayrılma kararı arıyorlar. İkili yeni bir maceraya yelken açıyor ve böylelikle Intel’i kuruyorlar. Aslında devamında ne olduğunu şirketin bugünkü durumundan okumak mümkün. Ancak yine de bu harika serüvene daha yakından bakmakta fayda var.

Onlar ilk olarak birkaç elektrik mühendisi, birkaç büro elemanı ve bakım elemanıyla bir yer açıyorlar. İki adam, tüm varlıklarını araştırma ve ürün geliştirmeye yatırıyorlar. Noyce ve Moore beyaz önlüklerini giyip laboratuvar masalarının başında görev alıyorlar. Bir hayalin peşinden koşan ikili gecesini gündüzüne katıp çalışıyorlar.

İki yılın ardından iki meslektaş, Noyce ve Moore, bir silikon ve polisilikon yongası olan 1103 bellek yongasını geliştiriyorlar. Bu gelişme onlara büyük bir kazanç sağlıyor. Öyle ki, Fairchild dahil diğer şirketlerin, Intel’in halledemediği siparişleri yerine getirmek için birbirleriyle yarıştıkları bilinmekte.

Intel’in ilk yılın sonunda, satışları toplamda üç bin dolardan azdı. İş gücü ise kırk iki kişiden oluşuyordu. 1972’de, büyük ölçüde 1103 çipi sayesinde, satışlar 23.4 milyon dolara yükseliyor. İş gücü ise 1002’ye çıkıyor. Sonraki yıl satışlar neredeyse üç katına çıkarak 66 milyon dolara ulaşıyor. Bu artışa paralel olarak iş gücü iki buçuk kat artarak 2528’e ulaşıyor.

Tüm bunların yanı sıra, Noyce’un Intel’e özellikle rahat bir iş kültürü kazandırdığı biliniyor. Bu iş kültürü çalışanların motivasyonu arttırma noktasında oldukça etkili oluyor. Noyce’un bu iş kültürünü Fairchild Semiconductor’deki tecrübelerine borçlu olduğunu söylemek mümkün.

Noyce ekip çalışmasını ön planda tutuyor. Onun her daim çalışanları teşvik edip ödüllendirdiği bilinmekte. Bunun yanı sıra, şirkette tamamen bir aile havasının yaratıldığı söylentiler arasında. Noyce, Moore ve Grove ortaklığında büyüyen şirket gösterişli olan her şeyden uzak duruyor. Onlar bu tutumlarıyla gelecek neslin CEO’larına örnek bir profil sunuyorlar.

intel-20-gelir-artisi

Robert Noyce’un Özel Hayatı

Robert Noyce, 1953 senesinde Elizabeth Bottomley ile hayatını birleştirme kararı alıyor. Eşinin de 1951 yılında Tufts Üniversitesinden mezun olduğu biliniyor. Los Altos’ta yaşadıkları sürede dört çocuğa sahip oluyorlar.

Elizabeth’in Kaliforniya’dan daha çok sevdiği New England’da bir evleri daha bulunuyor. Çocuklar ve Elizabeth yaz aylarını burada geçiriyor. Ancak Intel’in yoğun çalışma gerektiren yapısından dolayı Robert ailesinden zaman zaman uzak kalıyor. Sonuçta ikili 1974 yılında boşanma kararı alıyor.

Aynı sene Noyce, Ann Schmeltz Bowers ile evleniyor. Kendisi Intel’in ilk personel müdürü olmasının yanı sıra aynı zamanda Apple’ın ilk İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı oluyor. Günümüzde ise Noyce Vakfı’nın Yönetim Kurulu’nda görev alıyor.

Teknoloji Robert Noyce’un hayatında çok büyük bir yer kaplıyor. Ancak bunun tüm hayatını işgal ettiğini söylemek mümkün değil. Kendisinin edebiyatı da çok sevdiği biliniyor. Ayrıca, boş zamanlarında özel uçağı ile pilotluk yaptığı hatta yelken ve dalış yarışmalarına katıldığı da ifade ediliyor.

Başarılı adam, 1990 yılında geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşama veda ediyor. Bugün, Robert Noyce’un 16 adet patentli ürünü olduğu biliniyor. Intel’in günümüzdeki durumunu görmesinden çok mutlu olacağı da tahmin ediliyor.

Ödüller

  • Noyce, entegre devre icadı nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri’nin üç başkanı tarafından onurlandırılıyor.
  • Ona, Başkan Ronald Reagan tarafından, 1987 yılında Ulusal Teknoloji Madalyası veriliyor.
  • 1989 yılında ise Noyce, George Bush tarafından Genç Başarı Madalyası ile onurlandırılıyor.
  • 1990 yılında ise patent yasasının 200. kutlamalarında Yaşam Boyu Başarı Madalyası alıyor.
  • Franklin Enstitüsü tarafından 1966 yılında Stuart Ballantine Madalyası’yla onurlandırılıyor.
  • Modern elektroniğe yaptığı katkıdan dolayı 1978 yılında Onur IEEE Madalyası alıyor.
  • 1979’da Ulusal Bilim Madalyası ile ödüllendiriliyor.
  • Ona, 1989 yılında ise Ulusal Mühendislik Akademisi tarafından Charles Stark Draper Ödülü veriliyor.
  • Mezun olduğu Grinnell College tarafından onurlandırılıyor, okulun bilim binasına Noyce’un adı veriliyor.
  • Takvimler 12 Aralık 2011’i gösterdiğinde Noyce, doğumunun 84. yıldönümünü kutlayan bir Google Doodle ile onurlandırılıyor.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Bilim ve teknolojinin insan yaşamına etkileri konusunda oldukça meraklı. Özellikle, bilim ve teknoloji dünyasına katkıda bulunmuş isimler üzerine yazılar kaleme almayı seviyor. Bu alanlarda araştırmalar yapmak, okumak ve yazmak vazgeçilmezlerinden. Ayrıca felsefe, psikoloji, sosyoloji ve sinema ilgi duyduğu alanlar arasında. Bu alanlar üzerine çeşitli platformlarda ve basılı bir dergide içerikler üretiyor.