Derin Teknoloji Girişimciliği Nedir?

İklim değişikliği, sürdürülebilir gıda, insan sağlığı ve refahı, su sistemleri gibi dünyanın önemli ihtiyaç ve sorunlarının ele alındığı alan derin teknoloji olarak bilinmektedir. Bu alan, temel bilim ve mühendislik yeniliklerinin başarıları olarak ifade edilebilmektedir. Derin teknoloji girişimciliği ise bu alanda verilen örnekleri temsil eder.



“DeepTech” kavramının Türkçe karşılığı “Derin Teknoloji” olarak açıklanmaktadır. “DeepTech Entrepreneurship” yani Derin Teknoloji girişimciliği ise temel bilim ve inovasyonun, yeni teknolojik paradigmalardaki ilerleme ve yeniliklerinin karşılığıdır.

Sektör, içinde Steve Jobs, Daniel Ek ve Mark Zuckerberg gibi önemli isimlerin yer aldığı bir alandır. Özellikle de unicorn girişimlerin ekosistemde en çok öne çıkan alanlarından biridir. Peki ya derin teknoloji girişimciliği tam olarak nedir? Hangi alanlar bu kavrama dahil olur? Özellikleri nelerdir?

Derin teknoloji girişimciliği, gelişmiş teknoloji tabanına sahip ve yepyeni çözümleri ortaya koyan girişimlerle ilgilidir. Bu içeriğimizde derin teknoloji girişimciliği nedir konusunu ele alacağız. Buna ek olarak, derin teknoloji girişimciliğinin özelliklerini detaylandıracağız. Hatta zorlukları nedir gibi soruların cevaplarını detaylı bir şekilde açıklayacağız.

Aynı zamanda girişim alanlarını ve Türkiye’de derin teknoloji girişimciliğinin ne durumda olduğunu ele alacağız. İlk olarak DeepTech yani derin teknoloji kavramına yakından bakmak daha doğru olacaktır.



Derin Teknoloji Nedir?

“DeepTech” yani “Derin Teknoloji” kavramı, çevrimiçi yatırım platformu Propel(x)’in kurucu ve CEO’su Swati Chaturvedi tarafından ortaya çıkmıştır. 2014 yılında ortaya çıkan derin teknoloji kavramı zorlu alanlarda teknolojik çözümler sunar. Benzersiz ve yeniden üretimi zor, bilimsel veya teknolojik ilerlemeler olarak da ifade edilmektedir.

Derin teknoloji ilk olarak bilim ile başlamaktadır. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ile de devam etmektedir. Güçlü bilgi işleme altyapısına, verilere, kapsamlı düşünce modeline ve sermayeye ihtiyaç duymaktadır. İş modeli inovasyonu; hizmet iyileştirmeleri ya da internet, mobil, e-ticaret çalışmalarıyla uğraşan genel çaplı teknoloji girişimlerinden ayrılmaktadır. Aksine derin teknoloji, bilimsel yeniliklere veya mühendislik çalışmalarına dayalı ürün ve hizmetler geliştiren alandır.

Derin teknoloji kavramının karşıtı, “shallow tech” Türkçe karşılığı “sığ teknoloji”dir. Sığ teknoloji, dijital olmayan bir şirketi, dijital bir iş modeline taşıyan, basit olarak ifade edebileceğimiz teknolojik bir ilerlemeden ibarettir. Sığ teknolojiler piyasayı bozacak bir eğilimde olmaz. Örnek vermek gerekirse, bir kitapçı dijital ortamda indirilebilen e-kitap hizmeti sunuyorsa bu sığ teknoloji olarak ifade edilmektedir.

DeepTech, iş modeli olarak mühendislik, yüksek teknoloji inovasyonu ve bilimsel yeniliklere dayanan yeni şirketleri ifade etmektedir. Derin teknoloji şirketleri güçlü bir araştırma modeline sahiptirler. İş modellerinin farklılığının yanında yeni çözümler geliştirerek değer kazanmaktadırlar. Derin teknolojinin kategorilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Temel sektörlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Çevre ve Su
  • Enerji
  • Finans
  • Gıda
  • Mobil ve Telekomünikasyon
  • Otomotiv ve Ulaşım
  • Perakende
  • Savunma ve Havacılık
  • Tarım
  • Tüketici Ürünleri ve Hizmetleri
  • Üretim ve Yapı

Derin Teknoloji Girişimciliği Nedir?

Derin teknoloji girişimciliği, farklılık gösteren teknoloji tabanına sahip girişimlerle ilgilidir. Gelişen teknoloji ile yeni çözümleri ortaya koyan girişimcilik olarak ifade edilmektedir. Girişimler, Ar-Ge’ye ya da bilime dayalı ürün veya hizmet sunan, bu yenilikleri geliştiren şirketler olarak tanımlanmaktadır.

Derin teknoloji, yenilikçi teknoloji ile başlamaktadır. Gerçek dünyada var olan zor sorunları çözmek için vardır. Girişimler yapay zekaya ve makine öğrenme modeline dayanır. Yeni veya mevcut gelişen teknolojiye yenilikçi uygulama modelleriyle açığa çıkartmaktadır.

Blockchain (blok zinciri teknolojisi), bilgisayar görüntüleme ve VR gibi derin teknoloji örnekleri arasında sayılabilmektedir. Hatta, doğal afetleri öngörmek için uygulanan yapay zekâ veya hastalıkların tespiti için moleküler görüntüleme teknolojileri gibi alanları içermektedir.

DeepTech girişimleri, doğası gereği pazara açılmak ve gelir elde etmek için daha uzun zaman çizelgelerine ihtiyaçları vardır. Piyasa riski taşımaktadırlar. Teknolojilerin risk düzeyini azaltmak için yoğun sermaye gerekmektedir. Bu faktörlerin varlığı yüksek potansiyel taşıyan girişimler için önemlidir.

Derin Teknoloji

Örnek vermek gerekirse, Uber taksi pazarını değiştiren bir platform olsa da derin teknoloji olarak ifade edilmez. Bunun nedeni hali hazırda var olan bir konseptten yararlanmasıdır. Daha önceden var olan hazır dijital teknolojileri kullanan bir platform olmuştur.

Derin teknoloji girişimlerine yapılan küresel yatırım son elde edilen rakamlara göre 2016’dan bu yana dört katına yükselmiştir. 2016 yılında 15 milyar dolar olan rakam, 2020 yılında 60 milyar dolara ulaşmıştır. Bu teknolojiler mühendislik ve bilimsel yeniliklere dayanmaktadır.

Önemli bir ilerleme sağlarken dünyanın temel sorunlarına çözüm olarak ortaya çıkarlar. Dahası bu listenin içinde yapay zekâ, biyoteknoloji, robotik ve insansız hava araçları, kuantum hesaplama gibi konular yer almaktadır.

Derin Teknoloji Girişimciliğinin Özellikleri Nelerdir?

Derin teknoloji girişimlerinin hâkim olduğu asıl alanlar yapay zekâ (AI), havacılık, endüstri, kimya, temiz enerji ve tarım olarak ele alınmaktadır. Görüldüğü gibi derin teknoloji girişimciliği tek bir alana hitap etmez. Doğası gereği farklılık gösteren alanları içinde bulundurur. Bu anlamda hayatın her alanına hitap eden yenilikleri mevcuttur.

Derin teknolojiyi sığ teknoloji ve diğer alanlardan ayıran bazı özellikleri mevcuttur. Derin teknolojiler; biyolojik (genetik mühendisliği, nöroteknoloji gibi) ya da fiziksel (otonom araçlar, robotik gibi) teknolojilerde hızlı ilerleme sunan bir alan olarak ifade edilmektedir. Peki ya derin teknoloji girişimciliğin önemli özellikleri nelerdir?

Araştırma ve Yenilikler

Derin teknolojide inanılanın aksine araştırma ve yenilik birbirini tamamlayıcı kavramlardır. İlk olarak, müşterilerin ne istediği bulunmaktadır. Bu doğrultuda ürün ve bu ürüne uygun pazara odaklanılmaktadır. Dolayısıyla teknoloji ve araştırma sonuçları değerlendirilmektedir. Sonuç olarak hem pazarla ilgili hem de gelişmiş teknoloji altyapısından yararlanan derin teknoloji yenilikleri ortaya çıkabilmektedir.

Bu yüzden girişimler daha uzun vadede büyük ve iyi miktarda yatırımlara ihtiyaç duymaktadırlar. Daha iyi araştırmanın yanında gerçek pazarda benimsenmesi uzun vadeli ve yıkıcı teknolojilere sahiptirler. Bu sebeple başarıları da uzun vadelidir.

Veriler Teknolojiden Daha Önemli

Analitik değerler, veriye dayalı kararları oluşturmak olarak değerlendirilir. Daha iyi kararların sonucu optimize bir işletme olarak ortaya çıkar. Bu da daha fazla müşteri getirmektedir. Daha fazla işlem daha fazla veriyi oluşturmaktadır. Benzer şekilde tüm yazılım ürünleri de veri odaklıdır.

Veriler doğrudan algoritmalara eklenmektedir. Bu şekilde ürün gelişmektedir. Tüm bu sonuçlar verilerin stratejik anlamda önemli olduğunu göstermektedir. Derin teknolojide durum bir adım daha ileri gider. Veri, teknoloji altyapısına ve algoritmik kodlara üstün gelmektedir.

Net Ürün veya Hizmet

Genel olarak girişimcilikte ve derin teknoloji girişimciliğinde de net olmak önemlidir. İhtiyaç duyulan şey açıkça tanımlanmış, net bir ürün veya hizmet olmalıdır. Farklı ihtiyaçları olan, farklı sektör girişimlerini tek bir çatı altında toplamaktadır. Gelişimi ve piyasaya çıkması maliyetlidir. Girişimlerinin piyasada taklit edilmeleri de oldukça zordur. Kuralları tekrar oluşturur veya üretmektedirler. Bu sebeple, rekabet avantajından yararlanmaktadırlar.

Gelişmeye Devam Ediyor

Dijital hakimiyeti çok önemli ölçüde büyük olan ilk aklımıza gelen yer hepimizin bildiği gibi Silikon Vadisi‘dir. Avrupa’nın da bu girişimcilik alanında çok iyi bir konumda olduğu görülüyor. Son birkaç yılda özellikle gelişen derin teknoloji şirketi ve girişimi sayısında önemli ölçüde bir artış gözükmeye başlamıştır. Amerikan teknoloji devlerinin özellikle Avrupa’da teknoloji Ar-Ge merkezleri kurduğu görülmektedir.

Derin Teknoloji Girişimciliğinin Zorlukları Nelerdir?

Derin teknoloji tabanlı ürün ve hizmetler üstün nitelikli uzmanlar tarafından geliştirilmektedir. Genellikle uzun süreç gösteren geliştirmeler, derinlemesine yapılan testler ve periyodik süreçte işleyen incelemeler gerekmektedir. Ancak tüm bu geliştirme süreçlerinin işlemesi daha fazla sermaye ve zaman gerekmektedir.

Birçok derin teknoloji girişim örneğinde görüldüğü gibi akademik alanda gelişmektedir. Bu açıdan devlet hibeleri ile finanse edilebilmektedir. Belli bir prototip oluşturulduktan sonra ürün veya hizmetin piyasaya çıkması uzun sürmektedir. Gereken zaman ve sermayenin zorluğu girişimler için çok fazla risk taşımaktadır.

Hatta, zaman ve sermayenin yanında risk taşıyan başka bir unsur ise işin uzmanlık eksikliğidir. Büyük şirketler, bu alandaki girişimlerle ortaklıklar yoluyla hareket edebilmektedirler. Ortaklık yapan bu büyük şirketler, belli zorlukların yanında yenilikler geliştirmeye devam etmektedirler.

Girişimler başarılı oldukları takdirde, etki ettikleri alanların tümünde, güvenliğin korunmasında ve işletmelerin iş modellerinde veya çalışma biçiminde değişiklere yol açmaktadırlar. Oluşan temel fikrin yeniden üretimi oldukça zordur. Bu sebeple rekabet avantajına sahiptirler.



Özetle bu girişimler, dijital girişimlerden farklı olarak bazı zor süreçleri barındırmaktadır. Güçlü araştırma tabanı, büyük yatırım ihtiyacı, henüz tanımlayan ticari uygulama alanı ve fiziksel donanıma sahip olduklarından oluşan ağır endüstrileşme süreci çok daha zor hale gelmektedir.

Derin Teknoloji Nereye Gidiyor?

Yapay zekâ, blockchain, biyoteknoloji, robot teknolojisi, insansız hava araçları ve kuantum hesaplama gibi derin teknoloji alanları erken aşama araştırmalarından pazar uygulamasına kadar hızla ilerleme kaydediyor. Bu nedenlde derin teknolojiyi, teknoloji tabanlı yeniliklerin ve altyapılarının çalışma biçimlerini alt üst eden bir devrim olarak nitelendirebiliriz.

İnternet, mobil teknolojiler, robotik ve silikon çipler gibi son teknolojik dalgalarının ne kadar değişim gösterdiğini düşünürsek derin teknolojinin geleceğini düşünmek çok da zor olmaz. Üç boyutlu (3D) baskı, DNA dizilimi ve bilgisayar destekli tasarım gibi tüm test ve prototip aşamalar daha erişilebilir hale geliyor. Yani, alan ne kadar çok geniş çerçevede gelişim gösterirse olanaklar da o kadar genişler. Bu durum, girişimlerin pazara o kadar hızlı girmesine olanak sağlar.

Derin Teknoloji

Türkiye’de Derin Teknoloji

Türkiye’nin teknolojik olarak gelişimi 2000’li yıllarda başlamıştır. Şu an var olan çok sayıda teknoparkın yanında Ar-Ge çalışmalarını yürüten firmaların sayısı da her geçen yıl artış göstermiştir. Teknoloji geliştirme alanlarında var olan teşvik mekanizmalarına ek olarak, çeşitli kuruluş ve bakanlıklarda girişimciliğe yönelik destek programları sunulmaktadır. Tüm bu kuruluşların girişimcilik ekosisteminin gelişimi ve güçlendirilmesine yönelik programlar, projeler ve faaliyetleri yürütmektedir.

Bu alan yoğun bir sermaye ihtiyacı gerektirdiğinden ve gelişimi için uzun süreye ihtiyaç duyulmasından kaynaklı doğru ticarileştirme önemlidir. Bu anlamda kuluçka merkezleri, yeni girişimcilere gereken finansman, özel ekipman ve program destekleriyle gelişimlerine katkı sağlamaktadırlar.

Türkiye girişimcilik ekosistemi hala gelişim sürecinde olması sebebiyle derin teknoloji girişimciliği özelinde veriye ulaşmanın kolay olduğunu söyleyemeyiz. Fakat Türkiye’nin bu girişimlerin var olmadığı bir bölge olduğunu da söylemek mümkün değildir.

Özellikle bu girişimcilik alanında sağlık, üretim ve yapı sektörleri yoğunluk bakımından ön plana çıkmaktadırlar. Bunlara ek olarak sıraya alabileceğimiz sektör ise savunma ve havacılık olabilir.

Derin Teknoloji Girişimciliği: Genel Değerlendirme

Yeni teknolojiler, insanlığın gelişim ve ilerleme gösterdiği alanlarının merkezinde yer almaktadır. Bu teknolojiler insan refahını sağlamak, kaliteli yaşamı artırmak gibi ilerlemeler sağlar. Aynı zamanda insanlık için de oldukça değerlidir.

Teknolojideki radikal değişimler ve yeniliklerden birisi ise “derin teknoloji” olarak adlandırılıyor. Dünya üzerinde önemli bir etki oluşturan bu alan, ortaya çıkmadan önce uzun bir gelişim sürecine tabi olmaktadır. Özellikle zaman, bilgi, uzmanlık, sermaye dörtlüsünün bir araya geldiği bu girişimcilik uzun vadeli bir alandan oluşmaktadır.

Bu teknolojilerin birçoğunun çevresel, toplumsal zorlukları ele aldığını unutmamak gerek. Hatta, gelecekte de aciliyet gerektiren küresel sorunların çözümünde de devreye girerek katkı sağlayacağı tahmin edilmektedir.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Girişimler odaklı araştırma yapmayı çok seviyor. Bir zamanların uluslararası ilişkiler öğrencisi olarak analiz yapmaya bayılıyor. Teknoloji ile alakalı paylaşımların da takipçisi olarak analiz edip, yorumluyor.



Yorum yapın

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.