SAR Değeri Nedir?

Teknolojik cihazlar artık her yerdeler. Evimizde, iş yerimizde, mutfağımızda hep onlarla karşı karşıyayız. Hatta bu cihazlar iyice küçülüp cebimize bile girdiler. Fakat bu cihazlar ile ilgili bilmediğimiz birçok unsur var. Mesela, telefonların genelde kullanım kılavuzlarında belirtilen SAR değeri nedir? Ya da bu SAR değeri en fazla kaç olmalıdır?



Sesli iletişimimizi saplayan her cihaz gibi telefonlar da anten barındırıyor. Barındırdıkları antenler ile operatörlerin baz istasyonlarıyla ve birbirleri ile iletişim kuruyorlar. Bu antenler aracılığıyla giden ve gelen sinyaller radyo frekanslarından oluşuyor. İnsan bedeni ise bu radyo frekansları ile oluşan radyasyonun bir kısmını emiyor. İşte burada bu emilme oranını gösteren SAR değeri karşımıza çıkıyor.

Peki bu radyasyon sadece telefondan mı yayılıyor? Tabii ki hayır. Gün içinde en çok temas halinde olduğumuz cihaz olduğu için telefon ön plana çıkıyor. Ön plana çıktığı için de telefonların SAR değerlerini resmi olarak belirtmek zorunlu. Ama onun dışında mikrodalga, televizyon ve hatta çok az oranda olsa bile mutfak robotları da radyasyon yayıyor.

Radyasyon yayması için cihazın illa sesli iletişim kurma özelliğinin olması da gerekmiyor. Herhangi bir özelliğinde radyo frekansında dalgalar kullanması radyasyon yaymak için yeterli. Mesela mikrodalga fırınlar buna çok iyi bir örnek.

Yemeğimizi ısıtmak için bu dalgaları kullanıyor ama radyasyon yayıyor. Aslında SAR değeri sadece telefonlar için geçerli bir değer değil. Ama bir standart belirttiği için en çok telefonlar için kullanılıyor. Ayrıca, diğer cihazların radyasyon oranları markaya ve modele göre çok değişiklik gösterdiği için ölçmek zor oluyor.



SAR Değeri Nedir?

SAR (Spesific Absorption Rate) değeri özgül emilim oranı olarak Türkçeye çevrilir. Bu değer bize vücudumuzun herhangi bir bölgesi tarafından emilen radyo frekanslarının oranını gösterir. SAR değeri vücudun farklı bölgelerine göre farklı değerler gösterir.

Standart olarak SAR değeri kafada ve bedende emilim oranlarını göstermek üzere iki farklı bölgede açıklanır. Bunun bir sebebi de emilen radyo dalgalarının beyin gibi büyük önem arz eden organlardaki olası zararlarını belirlemektir.

Çünkü bu radyo frekansları nedeniyle beyinde oluşabilecek bir etki bütün vücudu etkiler. Pek çok kullanıcının aklında ise şu soru yer edinmektedir; bir telefondaki SAR değeri kaç olmalıdır?

SAR Değeri Sınırları Nedir?

SAR değerinin kaç olması gerektiğine dair bütün dünyanın üzerinde hem fikir olduğu bir sayı yoktur. Çoğu ülke ya da bölge kendi SAR değeri limitini kendisi belirlemektedir. Ancak yine de bazı güvenilen kuruluşların dünyanın birçok bölgesinde kabul gören bazı sınırlamaları vardır.

Bu kurumlardan birisi Amerika Birleşik Devletleri Federal İletişim Komisyonu’dur. Kısaltması FCC olan bu kurum 1 gram vücut dokusunun en fazla 1.6 W/kg radyasyona maruz bırakan telefonları önermektedir. Belirttikleri değerin altında SAR değerine sahip olan telefonlara ayrıca FCC sertifikası vermektedir.

SAR değerini belirleyen bir diğer güvenilir kurum ise Kanada İnovasyon, Bilim ve Ekonomik Gelişme Bakanlığı’dır. Kısaca ISED olarak bilinen bu kurum da sınırları aynı FCC gibi belirler. ISED, 1 gram vücut dokusu için 1.6 W/kg değerinin altında radyasyon yayan telefonları onaylar ve sertifika verir.

Avrupa ülkeleri için de ölçümler yapan ve sınırları belirleyen bir kurum vardır. Avrupa Birliği (EU) bu ölçümleri kendi yapar ve üye ülkeleri için sınırları belirler. Diğer kurumlardan farklı olarak EU ölçümlerini 10 g insan dokusuna göre yapar.

10 g insan dokusu için üst limit 2.0 W/kg olarak belirtilmiştir. Bu değerin altında olan telefonlar EU sertifikası alabilmektedir ve üye ülkelerde satışa çıkmaktadır.

SAR değerleri ile ilgili bu sınırların belirlenmesi kullanıcıların sağlıklarını korur. GSM operatörlerinin bölgeye yerleştirdiği baz istasyonu sayısı da bu değeri etkiler. Ama telefonların üretildikleri materyaller, antenlerin konumu ve anten açıklıkları da bu değeri değiştirir.

Telefon üretici firmalar da bu sınırlara uygun olabilmek ve sertifika alabilmek için kendi testlerini yaparlar. İletkenlikleri daha az olduğu için genel olarak plastik kasalı telefonlar metal kasalı olan telefonlara göre daha az SAR değerine sahiptir.

sar-degeri-etkisi-azaltma

Radyasyonunun Çeşitleri

Radyo frekansındaki dalgaların hepsi için “radyasyon” terimi kullanılıyor. SAR değeri konusunda da bu radyasyon değerinin önemli olduğunu belirttik. Ancak radyasyonun da farklı türleri vardır. Radyasyon temelde iyonize ve iyonize olmayan şeklinde iki sınıfa ayrılır. Önce iyonize olmayan radyasyondan bahsedelim, çünkü telefonların yaydıkları radyasyon türü bu.

İyonize olmayan radyasyon türünün dalga boyu uzundur. Bu sebeple dalgaların sıklığı yani frekansı yüksek değildir. Taşıdıkları enerji miktarı da iyonize radyasyona göre azdır. Telefonla birlikte mikrodalgaların yaydıkları radyasyon da budur.

Mikrodalga fırınlardan örnek vermek gerekirse, dalgaların taşıdıkları enerjiler az olduğu için çok sayıda dalganın hedefe ulaşması gerekir. İşte bu yüzden mikrodalga fırında yemek ısıtmak 2-3 dakika zaman gerektirir. Bu uzun boylu dalgalar yemeklerdeki atomları ve molekülleri titreştirerek yemeğin ısınmasını sağlar.

Diğer radyasyon türü ise iyonize olanlar. Günlük hayatta iyonize radyasyonla pek karşılaşmayız. Çünkü iyonize radyasyon kısa dalga boyludur ve bu yüzden yüksek frekanslıdır. Ama bunlardan çok daha önemli olan çok yüksek enerji taşımasıdır.

X-ray ışını saçan aletlerde ve gama ışımasında bulunur. Yüksek enerjili olduğu için hücrelerdeki DNA’ya bile zarar verebilir. Yani mikrodalgalar iyonize radyasyon yaysalardı yemekler 1 saniye gibi kısa bir sürede ısınırdı. Ancak o ısınan yemekleri yemek canlılar için ölümcül olabilirdi.

SAR Değeri Nasıl Ölçülür?

Radyasyonu da işin içine katarak SAR değeri nedir sorusuna cevap verdiğimize göre, şimdi bu değerin nasıl ölçüldüğüne geçebiliriz. SAR değerini ölçmenin çeşitli yolları olduğu gibi çeşitli ekipmanları da vardır. Bu yollardan birisi insan vücudunu ve dokulardaki sıvıları taklit ederek ölçüm yapmaktır.

Önce insan dokusunda bir model yapılır. Daha sonra bu modelin içine gerçek dokularda bulunan sıvılara benzer sıvılar doldurulur. En son modelin bir eline telefon diğer eline ise ızgaraya benzer ölçüm yapan bir alet konur. Alet bu şekilde bir değer ölçer.

Diğer bir ölçüm şekli telefonun çeşitli vücut uzuvlarına etkisini ölçer. Bu ölçümde önce istenilen uzvun bir kopyası hazırlanır. Daha sonra hazırlanan kopya bir platform üzerine konur. Mekanik bir tutacak yardımı ile cep telefonu uzva belli derecelerde yakınlaştırılır veya uzaklaştırılır.

Her bir pozisyon için ayrı bir değer hesaplanır ve bu değerler özel bir formülde yerlerine konarak nihai bir değer elde edilir. Telefonun vücuda karşı pozisyonu da SAR değerinde etkilidir. Bazı ülkeler telefon satışı için bu uzuv ölçümünü zorunlu tutarlar.

Örneğin Fransa, Avrupa Birliği üyesi olmasına karşın uzuvlarda 10 g doku başına 4 W/kg SAR değeri olan telefonları onaylamaz. Günümüzde telefonların SAR değerleri sadece çeşitli ekipmanlar ile de ölçülebilmektedir. Ancak bu tip ölçümler genelde model ölçümleri ile desteklenmektedir.

Bu ölçüm türleri, sizin de fark edebileceğiniz gibi resmi kurumlar ve şirketler tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle kullanıcıların yaptığı ölçümler olmadığını belirtmekte fayda var. Kısaca, “evde SAR değeri ölçmenin yolu nedir” sorusuna cevap vermek mümkün değildir.

SAR Değeri Nasıl Öğrenilir?

Telefon üreticileri eğer bütün dünyada ürettikleri modeli satışa sunacaklarsa telefonun SAR değerini ve sertifikalarını kullanım kılavuzuna yazması zorunludur. Ancak eğer telefonunuzun kullanım kılavuzunu kaybettiyseniz dahi telefonunuzun SAR değerini öğrenebilirsiniz.

Bunun için internet üzerinden telefonunuzun marka ve modelini aratmanız gerekmektedir. Bu şekilde hem telefonunuzun kullanım kılavuzuna hem de resmi internet sitesinden telefona dair teknik bilgilere erişim sağlamanız mümkün.

Bazı telefonların SAR değerleri diğerlerine kıyasla yüksek olabilir. Üstelik bu durum en iyi telefonlarda bile kendisini göstermektedir. Ancak bilinen markalar tarafından üretilen modellerin gerekli tüm izinleri aldığını belirtmekte fayda var.



Nispeten yüksek SAR değerlerine sahip telefonlara örnek olarak;

  • Vestel Venus Z30: 1.95 W
  • Samsung Galaxy Note 8: 1.78 W
  • Xiaomi Mi MIX 2: 1.77 W
  • Samsung Galaxy A02: 1.70 W
  • Huawei P9: 1,43 W
  • iPhone 8: 1,36 W
  • Huawei Redmi Note 10 Pro: 1.06 W
  • Samsung Galaxy Z Flip: 1.01 W
  • Huawei P40 Pro: 0.98 W

SAR Değeri: Sağlığa Etkileri Nedir?

Zaman içerisinde akıllı telefonların ortaya çıkışı ile SAR değeri akıllı önemsenen ve yaygınlaşan bir ölçüt konumuna geldi. Akıllı telefonlar çıkmadan önce tuşlu telefonların da SAR değerleri vardı, hatta bazı antenli modellerin SAR değeri oldukça yüksekti.

Ama o zamanlar insanlar telefon başında bu kadar vakit geçirmiyorlardı ve etrafımızda radyasyon yayan bu kadar fazla cihaz yoktu. Ortalama bir insanın sadece telefon yüzünden yüksek bir SAR değerinin etkisi altında kalabilmesi için o insanın telefonla günlere varan uzun bir ilişki içerisinde olması gerekir.

Cepte veya masanın üzerinde duran bir telefonun SAR değeri limitlerini aşmadığı sürece kimseye zararı yoktur. Zarar oranı ise telefon baş bölgesine yaklaştıkça artar. O yüzden telefonla konuşurken telefonu tutuş pozisyonumuz çok önemlidir.

sar-degeri-saglik

Eğer telefonunuzun SAR değerleri limitlerin üzerinde ya da sınırlara çok yakınsa, bazı sağlık problemleri ile karşılaşabilirsiniz. SAR değeri yüksekliği sebebiyle karşılaşabileceğiniz başlıca sağlık problemleri;

  • Kronik baş ağrısı
  • Uykusuzluk
  • Kalp pili kullanan kişilerde pillerde işlev bozukluğu
  • Sürekli yorgunluk hali
  • Kulaklarda sıcaklık hissi ve çınlama
  • Dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu
  • Görme ve işitme problemleri

Telefonun SAR değeri yüksek olmasa bile uzun süreli radyasyon maruziyeti kişide;

  • Beyinin zarar görmesi
  • Bağışıklık sisteminde görülecek bozukluklar
  • Farklı kanser riskleri

gibi etkiler görülmektedir. Ancak bu etkilerin sadece sistematik radyasyon maruziyetlerinde görülebileceği unutulmamalıdır. Bu radyasyonun kaynağının telefon olduğu da bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Yani her telefon kullananda bu etkiler görülecek gibi bir yorum yapmak mümkün değil. Yine de tedbiri bırakmamakta fayda var.

Yüksek Radyasyonun Etkileri Nasıl Azalır?

İçeriğimizin başında beri belirttiğimiz üzere etrafımızdaki her cihaz çevresine bir radyasyon yayar. Bu etkiyi tamamen sıfırlamak maalesef mümkün değildir. Ancak araştırmalar ışığında yapabileceğimiz birkaç önemli hareket mevcut.

Bunlardan ilki tabii ki de bu teknolojik cihazlarla mümkün olduğunca az vakit geçirmek. Çünkü diğer nesnelere kıyasla çok daha fazla radyasyon yayan bu cihazlar sağlık açısından önemli problemlere neden olma potansiyeli taşır. Hatta, çocuk ve gençlerdeki etkileri hakkında yapılan araştırmalar çok daha kısıtlıdır.

Bu nedenle özellikle küçük yaştaki kişiler başta olmak üzere tüm bireyler, teknolojik cihazlar konusunda daha temkinli davranmalıdır. Bu teknolojik cihazlar arasına alabileceğimiz bir diğer tür de akıllı saat, bileklik ve kablosuz kulaklıklardır.

Kablosuz bir şekilde iletişim sağlayan bu cihazlar arasında sinyaller ve radyasyon alışverişi düzenli olarak gerçekleşir. Kısa süreli etkileşimde bir sorun ortaya çıkmayacağı tahmin edilse de bu süreyi de kontrol etmek son derece önemlidir. Örneğin, bütün gün kablosuz bir kulaklık ile gezmek vücudunuz için zararlı olabilir. Fakat bu konuda resmi bir araştırmanın mevcut olmadığını da belirtmek gerekli.

radyasyon

Yazımızın bu kısmında sürekli belirttiğimiz gibi teknolojik cihazları kullanmadığımız zamanlarda kendilerinden uzak durmak radyasyon kaynaklı bozuklukların önüne geçmemizi sağlayabilir. Bunun en önemli örneklerinden birisi ise uykudur.

Bu cihazlar (özellikle cep telefonları) gece boyunca çalışmaya ve sinyal göndermeye devam eder. Bu etkilerden korunmak için uyuduğunuz anlarda telefon, tablet, bilgisayar gibi ürünlerin odanızda bulunmamasına da dikkat edebilirsiniz.

Etkilerden korunmanın en önemli ipuçlarından birisi de vücudunuzu dinlemektir. Eğer bilgisayar veya telefon ile vakit geçirirken; başınızın ağrıdığını, yorulduğunuzu ya da sıcakladığınızı hissediyorsanız bir ara vermenin vakti gelmiş demektir. Etkilerin geçmediğini hissederseniz bir sağlık kuruluşuna başvurmak da yararlı olacaktır.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Yeni çıkan teknolojileri okur, araştırır ve yazar. Sadece kullanıcı odaklı teknolojiler değil, robotik ve çevresel teknolojiler de ilgi alanına girer.



Yorum yapın

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.