Sadece Mouse ile Oynanan Oyunlar – 2021

Bazen klavyemizdeki sorunlardan kaynaklı ya da klavyeye uzanmaktan üşendiğimiz için sadece mouse ile oynanan oyunlar bir anda ilgi alanımıza giriyorlar. Eski zamanlarda olsaydık görsellik adına çok şey beklememiz doğru olmazdı. Fakat oyun dünyası öyle bir yere geldi ki sadece mouse ile oynanan oyunlar gerek grafikleri ile gerekse hikayesi ile oldukça başarılı duruma geldiler.



Sadece mouse ile oynanan oyunlar listemizde bulunan oyunlar, size keyifli zaman geçirmenizi sağlayacak türden oyunlar diyebiliriz. İçerisinde günlük hayattan aşina olduğumuz kutu oyunlarının dijital versiyonları, film gibi senaryosu olan oyunlar mevcut. Yani listemizde sizlere hitap edebilecek birçok farklı türden oyunu bulabilirsiniz.

Burada sadece şunu bilmenizde fayda var. Bazı oyunlarda giriş ve çıkış noktalarında ya da nadir de olsa bir şey aratmak istediğinizde klavye kullanmak zorunda kalabiliyorsunuz. Fakat oyunlar geneli itibariyle mouse ile oynanıyorlar. Yani bir iki defa klavyeye basmak zorunda kalabilirsiniz. Baştan söyleyelim. Şimdi dilerseniz listemize geçelim ve sizler için seçtiğimiz oyunları daha yakından inceleyelim.

UNO

Uno günlük hayatta kutu oyunlarından tanıdığımız bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Oyun, aslında bir çeşit kart oyunu. Oyun, 4 kişiye kadar beraber oynanabiliyor. Oyunun hemen başında herkese yedişer kart dağıtılıyor. Amacımız bu kartlardan mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kurtulabilmek oluyor. Çünkü oyun sonunda elinde kart kalmayan oyuncu, oyunu kazanıyor.



Fakat bu o kadar da kolay değil. Bazı kurallar ve kart çeşitleri oyunu biraz zorlaştırıyor. Örneğin son kartınız kaldığında “Uno” butonuna tıklamanız gerekiyor. Bunu öğrenen rakipleriniz size fazladan kart çektirecek ceza kartlarından ellerinden varsa kullanabilir. Yani bir kartınız kalmışken bir anda 13-14 kartınız olabilir. Sadece kart ekleten ceza kartları yok.

Aynı zamanda renk değiştirdiğiniz ya da yön değiştirdiğiniz kartlar da var ki onları da kullanabilirsiniz. Fakat bir rakibiniz sizden önce davranıp elindeki kartları bitirirse o zaman elinizdeki kartların puan değerine bakılır ve cezalarınız hesaplanır. Az ceza almak için elinizde bulunan ceza kartlarını daha önceden masaya attığınıza emin olun bizden söylemesi.

UNO, tek başınıza oynayabileceğiniz gibi aynı zamanda eşli olarak da oynayabileceğiniz bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Eşli olarak oynamanız durumunda eşinizin kartlarını da görüp ona göre oynayabiliyorsunuz. Yani ekstradan Discord gibi platformları kullanmanıza gerek kalkmıyor.

Business Tour

Business Tour ise yine günlük hayattan yıllardır bildiğimiz Monopoly gibi bir emlak oyunu. Oyun, 4 kişiye kadar oynanabiliyor. Oyundaki amacınız, oyunda yer alan şehirleri ele geçirmek ve buralara binalar hatta oteller dikmek oluyor.

Business Tour oyunculara tek başlarına, dilerlerse de eşli olarak oynama şansı sunuyor. Oyuna ilk başlarken oyun, herkese belirli bir miktar para veriyor. Amacınız da belirttiğimiz gibi bu para ile zar atarak geldiğiniz yerlere binalar dikmek oluyor. Daha sonrasında bunları geliştirip otel yapmak oyunun bir farklı amacı olarak karşımıza çıkıyor.

Eğer rakipleriniz sizin yerinize gelirse size kira ödüyorlar. Fakat orada kimse yoksa siz alabiliyorsunuz. Bu arada oyunda 4 farklı sahil var ve bunları ele geçirdiğinizde oyun otomatik olarak kazanıyorsunuz. Bunun yanı sıra “Vurgun” adı verilen aynı bölgedeki yerlerin hepsine sahip olursanız, bunu da üç farklı bölge için yaparsanız yine oyun otomatik olarak bitiyor ve kazanıyorsunuz. Yani rakiplerinizin bunu yapmaması için farklı bölgelerde çıkarınız olmasa bile onları engellemek için yer satın alabilirsiniz. Sahil bölgelerine de yerleşmeyi unutmayın!

Bu oyunun en güzel yanlarından birisi ücretsiz olması diyebiliriz. Fakat Steam mağazası aracılığı ile oyun içi paralardan satın alıp zaman zaman açılan turnuvalara da katılabilirsiniz.

Monopoly

Business Tour’dan bahsedince Monopoly’den bahsetmemek olmaz. Zaten oyunu artık bilmeyen de yoktur diye tahmin ediyoruz. Sonuçta Monopoly, senelerdir farklı varyasyonları ile karşımıza çıkan efsanevi bir kutu oyunu. Oyun, dijital sürümüyle listemize girmeyi başardı.

Aslında oyun, yukarıda bahsettiğimiz Business Tour ile aynı mantıkta ilerliyor. Zaten bu tarz oyunların atası, Monopoly’dir desek yanlış olmayacaktır. Oyundaki amacımız oyun içerisindeki şehirlere evlerimizi ve otellerimizi dikerek emlak zengini olmak oluyor. Tabii bunu yaparken hiç kimseye acımadan onları da saf dışı bırakmak için iflas ettirmeye çalışıyoruz.

Eğer ki kutu oyununa verecek kadar paranız yoksa oyunun dijital versiyonu sizi mutlu edebilir. Fakat oyunda Türkçe dil desteğinin bulunmadığını da ekleyelim.

Mr. Prepper

Sadece mouse ile oynanacak oyunlar listemize belki de saatlerce başından kalkamayacağınız bir oyun ile devam ediyoruz. Mr. Prepper, George Orwell’ın 1984 kitabından çıkmışçasına oyuncuları etkiliyor.

İçerisinde bulunduğumuz dünyada baskıcı bir yönetim ile karşı karşıyayız. Her şey devlet kontrolünde ilerliyor. Bu rahatsız edici sistem bizi rahatsız etmiş olacak ki oyunun hemen başında kaçma girişiminde bulunuyoruz. Fakat güvenlik güçleri bizi yakalıyor ve denetim altına sokuyor. Yani sürekli olarak kontrol ediliyoruz. Haftalık ne kadar elektrik harcamışız, ne kadar su harcamışız, evimizde bulunan masa sayısı artmış mı vs. hepsi kontrol altında.

Örneğin evinizde bir buz dolabı yerine iki adet olursa dikkat çekiyor. Bizim de amacımız dikkat çekmeden kendi roketimizi yapıp buradan kaçmak oluyor. Tabii bu hiç kolay değil çünkü oyunda loot ve craft sistemi mevcut. Yani kendimizi geliştirmeden 5 metre ileriye bile gidemiyoruz.

Oyunun detaylı incelemesini daha önce sizler için hazırlamıştık. Eğer oyun hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz burayı tıklayarak incelememizi okuyabilirsiniz.

Football Manager 2022

Çok şaşırdınız değil mi? Football Manager serisi oyunlarda aslında çok da fazla klavye kullanmıyoruz. Klavye, sadece bazı futbolcuları aratmak istediğimizde işimize yarıyor. Bunun dışında oyunun neredeyse geri kalan her yerinde sadece mouse ile oyun oynanıyor.

Football Manager 2022 adından da anlaşılacağı üzere bir futbol menajerlik oyunu. Seriyi zaten bilmeyen de yoktur herhalde. Senelerdir herkes teknik direktörlük yapma isteğini bu oyun sayesinde gideriyor. Oyunu oynarken saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Sezon öncesinde yapılan hazırlıklar, transferler ayrı bir keyif verirken şampiyonluk ya da kümede kalma mücadeleleri de ayrı bir keyif veriyor.

Eğer ki bu oyuna verecek paranız yoksa hem alternatiflerini hem de önceki versiyonlarını deneyebilirsiniz. Çünkü Football Manager serisi, her sene çok fazla görsel anlamda bir değişiklik yaşayan oyun serisi değil. Bunun için serinin eski versiyonları bile eğlenmeniz için yeterli olacaktır.

Five Dates

Pandeminin hayatımıza girmesi ile birlikte hatırlarsanız özellikle bir dönemi tamamen eve kapanarak geçirmek zorunda kalmıştık. İşte bu dönemde hem işimizi hem diğer görüşmelerimizi online olarak yaptık. İşte bunu gören oyun geliştiricisi Good Gate Media ve Wales Interactive, hemen bir atılımda bulunarak bir oyun geliştirdiler.

Oyunda tek bir amacımız var. Online olarak farklı insanlarla tanışıp sosyalleşmek. Karakterimiz Vinny bir arkadaşının tavsiyesi ile telefonuna bir uygulama indiriyor ve bu uygulama sayesinde farklı insanlarla tanışma fırsatı yakalıyor. Bir yandan karşımızdaki kişileri etkilemeye çalışırken bir yandan da onları gerçekten tanımaya çalışıyoruz. Oyun, aslında önyargılarımızı yıkmaya yönelik hazırlanmış bir oyun diyebiliriz. Oyunun en güzel yanı gerçek insanlarla çekilmiş olması oluyor.

Bu oyunda yaptığınız her bir seçenek, bir sonraki adımınızı etkiliyor. O nedenle tercihlerinizi yapmadan hızlıca iki kere düşünmeniz gerekiyor. Oyun, vakit geçirmek isteyenler için güzel bir opsiyon olabilir.

The Room Serisi

The Room serisi aslında önce mobil cihazlar için geliştirilmiş bir seriydi. Daha sonrasında seri, o kadar çok beğenildi ki PC platformuna da dahil oldu. Şu an için seride 4 adet oyun mevcut. Sadece mouse ile oynanan oyunlar listesi içerisinde de mutlaka denenmesi gereken bir oyun olduğunu düşünüyoruz.

Çıkmış olan dört oyunu tek tek incelemek yerine ortak mantığından bahsedelim. Oyun aslında bir bulmaca oyunu. Ortada bir mekan var. Amacımız bulmacaları çözerek bu mekanlardan kaçmak oluyor. Tabii arkasında da bir hikaye var. Oyun, bu konuda boş bir oyun değil yani. Oyundaki bulmacaların zorluk seviyesine bakacak olursak gayet zor diyebiliriz. Bir de oyunda öyle güzel müzikler kullanılmış ki ortada hiçbir sebep yokken zaman zaman korkabiliyorsunuz.

Serinin son çıkan oyunu, The Room 4: Old Sins oldu. Bu oyunun incelemesini daha önce sizler için yapmıştık. Eğer detaylı incelemeyi okumak isterseniz burayı tıklayabilirsiniz.

Snooker 19

Snooker 19 adından da anlaşılacağı üzere 2019 yılında çıkmış olan bir Snooker oyunu. Fakat Snooker sporu ülkemizde çok fazla bilinmediği için oyunu biraz açıklamakta fayda var.

Snooker, aslında bir çeşit bilardo oyunudur. Oyunda kırmızı ve renkli toplar var. Her kırmızı toptan sonra bir adet renkli topu deliğe göndermeniz gerekiyor. Delikten içeri giren toplar bir daha masaya çıkmıyor. Fakat kırmızı toptan sonra atmış olduğunuz renkli top, delikten çıkarılarak masa üzerindeki yerine konuluyor. Kırmızı topları bitirdikten sonra ise sırasıyla renkli topları deliklere gönderiyorsunuz ki bu aşamada renkli toplar da delikten çıkmıyor. Son top klasik bilardoda olduğu gibi siyah top olarak karşımıza çıkıyor.



Kırmızı toplar 1 puan değerinde. Diğer topların puan değeri ise 2 ile 8 arasında değişiyor. Masada top kalmadıktan sonra en fazla puanı yapan oyunu kazanıyor. Aslında oyun, bir çeşit zeka oyunu da diyebiliriz. Tıpkı satranç gibi birkaç hamle sonrasını da hesaplamanız gerekiyor. Bundan dolayı oyun, oldukça keyifli bir mouse oyunu diyebiliriz.

The House of Da Vinci Serisi

The Room oyun serisini sevenler bu oyunu, bu oyunu sevenler de mutlaka The Room serisini denemiştir. Çünkü iki oyunun temelinde aynı mantık var.

The House of Da Vinci serisinde şu an için iki oyun mevcut. Her iki oyunda da birbirinden zorlu bulmacalar var. Amacımız hem Da Vinci’ye ait sırları çözmek hem de içinde bulunduğumuz ortamdan kaçmak oluyor. Yani yine birbirinden zorlu bulmacalar bu oyunda sizleri bekliyor.

Eğer ki bu tarz bulmaca oyunlarını seviyorsanız mutlaka The House of Da Vinci serisinde yer alan iki oyunu da deneyin. Her iki oyun da beyninizi zorlayacak seviyede diyebiliriz.

The Complex

Film kalitesinde bir oyun ile listemizi sonlandırıyoruz. The Complex aynı Five Dates gibi gerçek kişilerin oynadığı, sizin tercihlerinizle hikayenin sonunu belirlediğiniz bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Zaten bu oyun da aynı geliştiriciler tarafından piyasaya sürüldü.

Londra’da büyük bir biyolojik silah saldırısı düzenlenmiş. Saldırıdan sonra iki bilim insanı ise kendilerini havanın ve zamanın giderek tükendiği bir laboratuvarda buluyor. Üstelik kilitliler. İşte hikaye de tam olarak burada başlıyor. Bu dakikadan sonra vereceğiniz her karar, sizi 8 farklı sondan birisine götürecek. Verdiğiniz her karar ile beraber oyunun ilerleyişi de hesaplanıp ona göre değişecek. Oyun içerisindeki sinematikler ve çabuk karar verme zorunluluğu, sizi baskı altında hissettirecek.

Bu tarz oyunları seviyorsanız The Complex’i de beğenebileceğinizi düşünüyoruz. Açıkçası Wales Interactive ve Good Gate Media’ya ait bu tarz geliştirilen birkaç tane oyun var. Onları da incelemenizi tavsiye ediyoruz. Her biri birbirinden güzel hikayeye sahip. Üstelik fiyat olarak da çok yüksek satış fiyatlarına sahip değiller.


Sadece mouse ile oynanan oyunlar listemizin sonuna geldik. Yukarıda sizler için paylaşmış olduğumuz oyunlardan denedikleriniz varsa ya da başka oyunları tavsiye ediyorsanız aşağıdaki yorum kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Bundan 11 yıl önce Beden Eğitimi bölümünden mezun olan Uğur "Benim burada ne işim var?" diyerek kendini teknolojiye ve oyun dünyasına adamıştır. Daha önceden farklı sitelerde ve dergilerde bildiklerini okuyuculara aktaran Uğur sıra teknoloji.org sitesinde diyor!



Yorum yapın

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.