Martin Lorentzon: Spotify’ın Kurucu Ortağı

Martin Lorentzon, tüm dünyada büyük bir ilgi gören dijital müzik platformu Spotify’ın kurucu ortağı, İsveçli girişimci.

1969 yılında hayata gözlerini açan Lorentzon’un henüz ilkokul çağlarında tek hayali milyarder olmaktı. Hatta o bu hayalini sık sık sınıf arkadaşları ve yakın çevresiyle paylaşıyordu. Küçük bir çocuğun toz pembe dünyasının bir ürünü gibi görünen bu hayalin bir gün gerçek olacağını kim bilebilirdi ki?

Eminiz ki, Martin Lorentzo bunu biliyordu. Çünkü o hayalinden gerçeğe giden yolda önüne çıkan basamakları emin adımlarla aşmaya kararlıydı. Martin’in okul yaşamı boyunca gösterdiği çabalar neticesiyle elde ettiği başarılar bunun bir kanıtıydı.

Martin Lorentzon ve Okul Yaşamı

Martin, ilkokul eğitimini Borâs’ta bulunan Särlaskolan’da tamamlıyor. Yakın çevresinden alınan bilgiler, onun henüz küçük yaşlarda girişimci bir ruha sahip olduğunu gösteriyor. O, lise yıllarında hedefine yakışır bir şekilde girişimcilik dersleri veren Sven Ericsongymnasiet’in teknik bölümünde dersler almaya başlıyor.

Genç Lorentzon, ergenlik yıllarındaki her genç gibi, parti ve çeşitli eğlencelerde yer almayı seviyor. Ancak o arkadaşlarından farklı olarak önceliğini eğitim yaşamına veriyor. Hatta ve hatta Martin’in sınav takvimiyle çakışan parti etkinliklerine “kendini hasta hissettiği, iyi olmadığı” gerekçeleriyle katılmadığı bilinmekte.

Hedefine doğru sağlam adımlarla ilerleyen Lorentzon, Chalmers Teknoloji Üniversitesi’nde lisansını endüstriyel ekonomi üzerine tamamlıyor. Onun ekonomiye olan merakının bir tesadüf olmadığını söylemek mümkün. Çünkü Martin babasının sağlam bir ekonomist olduğu biliniyor.

Bunun yanı sıra, çalışkan adam eğitim hayatını yalnızca ekonomi alanı ile sınırlamıyor. O, mühendislik üzerine yüksek lisans eğitimi alıyor. Bu sırada Göteborg’da ekonomi üzerine ek olarak dersler almaya devam ediyor. Diğer bir yandan da Stockholm Üniversitesi’nde retorik dersleri alıyor.

Kariyer Yaşamı

Martin’in eğitim hayatında verdiği emeklerin karşılığını fazlasıyla aldığını söylemiş olmak hiç de abartılı olmaz. Zaten onun parlak kariyer yaşamı bu söylemi yeterince destekleyici nitelikte.

Martin Lorentzon’un 1995 yılında stajını tamamlamak amacıyla işe başladığı Telia adlı telefon şirketi, onun kariyer yaşamının ilk durağı olarak değerlendirilebilir. Ama onun tam anlamıyla kariyer yolculuğundaki ilk basamak, San Francisco’ya taşınmasının ardından arama motoru şirketi AltaVista’daki ofis işi.

Bu sırada Lorentzon Silikon Vadisi’nde yetenekli girişimcileri bir araya toplayan etkinliğe katılıyor. Bu etkinlik vasıtasıyla İsveçli bir giyim markasının sahibinin oğlu olan Felix Hagnö ile tanışıyor.

Aralarında iyi bir dostluğun kurulduğu bilinen ikili, 1999 yılında ünlü bir dijital pazarlama şirketi olarak bilinen Tradedoubler’i kuruyorlar. Kısa sürede tüm Avrupa pazarına yayılmayı başaran şirket 2001 yılında İsveç Guldmusen ödülüne layık görülüyor.

Şirketin 2002 yılı itibariyle gelir ve kârını ikiye katladığı bilgisi kayıtlarda yer alıyor. Ayrıca 2020 yılında başarı anlamında altın çağını yaşayan şirket, ünlü sosyal medya platformlarından TikTok’a ortak oldu.

Lorentzon vermiş olduğu bir röportajda şirketin başarısında şansın büyük bir rol oynadığını belirtiyor. O, şirketin yakaladığı üstün başarı ve elde ettiği zenginliğin ardından İsveç’e geri dönüyor. Bu süreçte Martin’in depresyona girdiği dedikodular arasında. Milyoner olma hayalini nihayetinde gerçekleştiren Martin’in bunalımlı dönemini atlatması Daniel Ek ile tanıştığı döneme denk geliyor.

Kendisi gibi girişimci olan Daniel Ek ile Martin Lorenzon’un ortak bir noktası vardı. Onların ortak noktası bir fikre dayanıyordu. Bu fikir, “beklenmedik zenginliğin, amaç eksikliği getirdiği ve amaç yitiminin ise depresyonu getirdiği” idi. İşte bu fikir üzerinde uzlaştığı bilinen ikili, acil harekete geçmeliydi. Yeni bir amaç, yeni bir fikri gerektirmekteydi.

Martin-Lorentzo-Kimdir

Yeni Bir Amaç, Yeni Bir Fikir: Spotify

Lorentzon ve Daniel kısa sürede çok yakın bir dostluk kuruyor. “Beklenmedik zenginliğin amaç eksikliği getirdiği” fikri, onların dostluklarının pekişmesi için atılan bir tohum olmuştu adeta.

Tanıştıkları andan itibaren her gün iletişim kuran bu iki dostun Spotify girişimleri, Daniel’ın daha önceden korsan müziği engellemek amacıyla hayalini kurduğu bir girişime dayanıyor.

Daniel Ek‘in müziğe olan tutkusu, 2005 yılında ayyuka çıkmış olan korsan müziğin önüne geçmeyi sağlayacak olan ve insanların daha kaliteli müzik dinlemesine imkan verecek olan dijital bir müzik şirketi kurma fikrine yol açmıştı. Henüz hayalini gerçeğe dökme noktasında adım atmamış olan Ek, Lorentzon’la hayalini paylaşıyor.

Yeni bir amaç ve fikir peşinde olan Lorentzon onun girişim hayalini destekliyor. İki dost 2016 yılında Spotify şirketini kuruyorlar. Şirket 2008 yılında paylaşıma açılıyor ve birçok müzik şirketiyle anlaşmasına karşın oldukça zarara uğruyor. Fakat iki dost pes etmiyor. Aynı zamanda Martin’in eskiden ortak girişimde bulunduğu Hagnö onlara destek veriyor. Şirkete 1 milyonu aşkın yatırım yapan bu adam, Spotify’da %6,6 hisseye sahip.

Takvimler 15 Eylül 2010’u gösterdiğinde Spotify 10 milyon kullanıcıya ulaşıyor. Nihayetinde hedefleri tutturan platform 2020 yılında 144 milyon ücretli aboneye, 320 milyon ise aylık etkin kullanıcıya ulaşıyor.

Platformun Mart 2021 verileri ise kayıtlarda şöyle yer alıyor: Ücretsiz kullanıcı sayısı 198 milyon, Premium üye sayısı ise 158 milyon. Yani Spotify’ın bugün toplam üye sayısı 356 milyon.

Kendine yeni bir amaç arayan ve bu girişime oldukça büyük paralar yatırdığı bilinen Martin Lorentzon, böylelikle servetine servet katıyor. Çünkü verdiği destek neticesinde Martin şirketin en büyük hissedarı oluyor.

O, şirkette %43.3 oy hakkına sahip iken sahip olduğu hisse oranı ise %12.7. Çocukken milyarder olmayı hayal eden Martin Lorentzon, bugün Spotify’da; şirketin gelecek hedefleri, şirketin gelişim stratejisi, bütçe ve maaş belirlenmesi, yasal ve yıllık mali raporların doğrulanması pozisyonlarında görev alıyor. Servetinin ise bugün 6 milyar doları aşkın olduğu biliniyor.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Bilim ve teknolojinin insan yaşamına etkileri konusunda oldukça meraklı. Özellikle, bilim ve teknoloji dünyasına katkıda bulunmuş isimler üzerine yazılar kaleme almayı seviyor. Bu alanlarda araştırmalar yapmak, okumak ve yazmak vazgeçilmezlerinden. Ayrıca felsefe, psikoloji, sosyoloji ve sinema ilgi duyduğu alanlar arasında. Bu alanlar üzerine çeşitli platformlarda ve basılı bir dergide içerikler üretiyor.