Ana Sayfa > İncelemeler > Uydu Görüntüleme Tekniği: Uzaydan Fil Saymak

Uydu Görüntüleme Tekniği: Uzaydan Fil Saymak

Kaçak avlanma ve doğal yaşamın tahribi nedeniyle birçok hayvan türü tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Doğa bilimciler tarafından gerçekleştirilen periyodik sayımlarla hayvan sayısı gözlem altında tutulmaktadır. Ancak sayım işlemi için kullanılan yöntemler oldukça verimsizdir. Tükenme tehlikesi altında bulunan türlerin sayımında uyduların kullanılması mümkündür. Bu yazımızda uydu görüntüleme tekniği nedir, inceledik.

Uydu Görüntüleme Tekniği Nedir?

Uydu görüntüleme tekniği, Dünya yörüngesinde bulunan uydulardan gelen görüntüler aracılığıyla belirli nesnelerin tespit edilmesidir. Bu teknik birçok uygulamada kullanılmaktadır.

Uydu Görüntüleme Tekniği ile Hayvan Tespiti

Uydu görüntüleme tekniği ile hayvan tespiti, Birleşik Krallık’ta bulunan Oxford Üniversitesi ve Hollanda’da bulunan Twente Üniversitesinin ortak çalışmasıdır. Çalışmada, Worldview 3 ve Worldview 4 uydularının yüksek çözünürlüklü kameralarından yararlanılmaktadır. Kameralardan elde edilen görüntüler, derin öğrenme prensibi ile çalışan otomatik sistem aracılığıyla işlenmektedir. Bu işlem sonucunda hayvanların konumları yüksek doğrulukta belirlenmektedir.

Konumları belirlenen hayvanların sayımı kolay şekilde gerçekleştirilebilir. Konum belirleme işlemini gerçekleştiren algoritma ise Bath Üniversitesinde bilgisayar bilimci olarak görev yapan Dr. Olga Isupova tarafından geliştirilmiştir. Çalışmada, uydu görüntüleme tekniği kullanılarak Afrika fillerinin konumları tespit edilmiştir.



uydu görüntüleme tekniği ile afrika fillerinin tespiti
Uydu Görüntüleme Tekniği ile Afrika Fillerinin Tespiti

Tükenme tehlikesi altında bulunan türlerin sayımı oldukça zahmetli bir iştir. Sayımla görevli kişiler, alçaktan uçan bir uçak ile geniş arazilerin üzerinden uçarak hayvanları teker teker sayarlar. Bir diğer yöntem ise kara araçlarıyla hayvanların bulunduğu bölgeye gitmek ve sayımı karadan gerçekleştirmektir. Bu yöntemler hem zaman hem de doğruluk bakımından oldukça verimsizdir.

Dr. Olga Isupova’nın yaptığı açıklamaya göre, geliştirilen gözlem tekniği aracılığıyla büyük arazilerin çok kısa sürede incelenmesi mümkündür. Yapılan tahminlere göre sistem, 5000 kilometrelik alanı birkaç dakika içerisinde tarayıp hayvanları tespit edebilmektedir. Bununla birlikte sistemin doğruluğunun da oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir. Bu sayede insan kaynaklı sayım hatalarının önüne geçmek mümkündür.

Çalışmada Afrika filinin seçilmesinin özel nedenleri bulunmaktadır. 20. yüzyılda Afrika fili popülasyonu yüzde 90 azalmıştır. Bununla birlikte, kaçak avlanma ve doğal yaşamın tahribi nedeniyle Afrika fillerinin sayısı her geçen gün azalmaktadır. Afrika fili popülasyonunun yaklaşık 415 bin olduğu düşünülmektedir.

afrika filleri
Afrika Filleri

Çalışma için bu türün seçilmesinin bir başka nedeni ise Afrika filinin boyutudur. Afrika fili, en büyük kara hayvanıdır. Dolayısıyla tespit edilmesi diğer hayvanlara oranla daha kolaydır. Ancak araştırmacılar yakın zamanda çok daha küçük hayvanların tespit edilebileceğini öngörmektedirler.

Uydu Görüntüleme Tekniğinin Avantajları

Uydular aracılığıyla gözlem, doğal yaşamı işgal etmeden ve hayvanları rahatsız etmeden sayım yapma imkanı sunmaktadır. Öte yandan, sayım sırasında insanların zarar görmesinin önüne geçilmektedir.

Tekniğin bir diğer avantajı ise ülkeler arası göç eden hayvanların kolaylıkla takip edilebilmesidir. Afrika kıtasında yaşayan birçok hayvan, mevsimlere bağlı olarak uzun mesafeler kat etmektedir. Bu durum, hayvanları sürekli olarak takip etmek isteyen doğa bilimciler için sorun oluşturmaktadır. Hayvanlar ülke sınırlarından özgürce geçebilirken, doğa bilimciler sınır kapılarında ve kontrol noktalarında vakit kaybetmektedirler.

göç eden afrika filleri

Uydu Görüntüleme Tekniğinin Dezavantajları

Uydu görüntüleme ile hayvan sayımı daha önce denenmiştir. Örneğin, okyanuslardaki balina sayısı uydu görüntüleme tekniği ile belirlenmiştir. Bir diğer çalışmada ise karlı bölgelerde bulunan, kara ayaklı albatros yuvalarının konumları belirlenmiştir. Ancak okyanus ya da açık deniz homojen bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, karlı bölgeler ve kara ayaklı albatroslar arasında renk kontrastı bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gibi ortamlarda, uydu görüntüleri aracılığıyla hayvan tespiti yapmak kısmen daha kolaydır.

Öte yandan, Afrika kıtasının büyük bölümü heterojen yapıdadır. Kıta; çöl, vadi, çayır gibi birbirinden çok farklı ortamlardan oluşmaktadır. Bu farklı ortamların hepsinde çalışabilen ve yüksek doğruluğa sahip bir sistem geliştirmek ise oldukça zordur.

Uydu görüntüleme ile hayvan tespitindeki en büyük problem hava koşullarıdır. Afrika kıtasının bazı bölgelerinde hava durumu saatlik olarak değişebilmektedir. Bu durum, kıta üzerindeki bulutların sürekli olarak konum değiştirmesine sebebiyet vermektedir. Uyduların düzgün şekilde görüntüleme yapabilmesi için hava durumunun elverişli olması gerekmektedir.

Bir diğer problem ise uydu kullanımıdır. Uydular oldukça pahalı sistemlerdir. Çalışmada iki uydunun yüksek çözünürlüklü kameralarından yararlanılmıştır. Ancak tükenme tehlikesiyle karşılaşan pek çok hayvan türü bulunmaktadır. Sonuç olarak, tükenme tehlikesi altında bulunan hayvan türlerinin tamamının uydular aracılığıyla takip edilmesi pek mümkün değildir.

Teknoloji'den geri kalmamak için e-posta listemize abone olun!

Otomasyon sistemleri, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere, mühendislik konularında araştırma yapmaktan ve öğrendiklerini paylaşmaktan mutluluk duyan bir elektrik mühendisi.



Yorum yapın